Filenin Efeleri’ne Ne Değişti? 2025’ten 2026 VNL’ye Görünmeyen Hazırlık
Bu yazı, Filenin Efeleri’nin 2025’ten 2026 VNL’ye uzanan değişimi üzerinden mental hazırlığın, takım olmanın ve baskı altında çözüm üretmenin performanstaki önemini görmeni sağlar.
Filenin Efeleri’ne Ne Değişti? 2025’ten 2026 VNL’ye Görünmeyen Hazırlık
Bir yıl içerisinde aynı milli takımın oyunu ne kadar değişebilir?
Kadronun fiziksel kapasitesi artabilir. Oyuncular kulüplerinde daha fazla süre alabilir. Yeni bir teknik ekip gelebilir. Sistem değişebilir. Fakat bazen skor tabelasında gördüğümüz en büyük değişim, topa kimin vurduğundan çok takımın o topa hangi zihinsel durumda çıktığıyla ilgilidir.
Filenin Efeleri’nin 2025 ve 2026 Voleybol Milletler Ligi performansları arasındaki fark tam da bu nedenle dikkat çekici.
Türkiye, 2025 VNL’de 12 maç sonunda 3 galibiyet, 9 mağlubiyet ve 10 puanla kampanyasını bitirdi. Bir yıl sonra ise 2026 VNL normal sezonunu 8 galibiyet, 4 mağlubiyet ve 22 puanla altıncı sırada tamamladı ve tarihinde ilk kez VNL Finalleri’ne yükseldi.
Kağıt üzerinde fark basit görünüyor:
3 galibiyetten 8 galibiyete.
Ama hikâye bundan daha ilginç.
Kovač aslında 2025 VNL’nin ortasında geldi
Öncelikle önemli bir ayrıntıyı düzeltmek gerekiyor. Slobodan Kovač, Filenin Efeleri’nin 2025 VNL sezonuna başından itibaren hazırlanmadı.
Türkiye Voleybol Federasyonu, Kovač’ın A Milli Erkek Voleybol Takımı başantrenörlüğüne getirildiğini 6 Temmuz 2025’te açıkladı. Yani takım 2025 VNL’nin önemli bölümünü başka bir teknik yapı altında geçirmişti; Kovač göreve sezon devam ederken geldi.
Bu detay 2026’daki değişimi değerlendirirken çok önemli.
Çünkü 2026, Kovač’ın milli takımla hazırlık dönemini baştan sona planlayabildiği ilk VNL sezonuydu.
VNL başlamadan önce TVF’nin medya gününde Kovač; takımın Ankara, İstanbul ve İtalya’da çalıştığını, İtalya’daki hazırlık turnuvasının önemli bir deneyim olduğunu belirterek süreci şu kısa cümleyle özetledi:
“Önümüzde zor bir süreç var ama biz hazırız.”
Buradaki “hazırız” kelimesinin yalnızca fiziksel kondisyona işaret etmediğini sezon ilerledikçe daha iyi gördük.
Çünkü Kovač’ın değiştirmek istediği bir şey daha vardı: takımın mentalitesi
Kovač’ın sezon içerisinde verdiği bir röportajdaki açıklaması, Filenin Efeleri’ndeki dönüşümü anlamak açısından belki de bütün istatistiklerden daha önemli.
Başantrenör doğrudan:
“Takımdaki mentali değiştirmek için çok çalışıyorum. Oyuncularla psikolojik olarak da çalışıyorum.”
ifadelerini kullanıyor. Ardından geçmişte takım içerisinde rakiplere göre değişen bir beklenti olduğundan söz ediyor: bazı maçların kazanılabilir, bazı rakiplerin ise daha sahaya çıkmadan fazla güçlü görülmesi. Kovač’ın değiştirmek istediği yapı tam olarak bu.
Bu yaklaşım “Her maçı kesin kazanacağız” şeklinde gerçek dışı bir motivasyon değildir.
Aradaki fark şudur:
“Bu rakip bizden güçlü, kaybederiz.” ile
“Bu rakip güçlü ama maçı nasıl kazanabileceğimizi bulacağız.”
aynı zihinsel başlangıç noktası değildir.
İkinci yaklaşım sporcunun dikkatini rakibin ününden çıkarıp kendi görevine taşır.
Servise.
Bloğa.
Manşete.
Bir sonraki topa.
Ve 2026 VNL’de bu yaklaşımın sahadaki en iyi örneklerini geri dönüş maçlarında gördük.
Arjantin: 0-2 olduğunda maç gerçekten bitmiş midir?
Türkiye, 2026 VNL ikinci haftasında Arjantin karşısında ilk iki seti kaybetti.
Normal şartlarda 0-2 geriye düştüğünüzde artık hata toleransınız neredeyse yoktur. Üçüncü seti kaybettiğiniz anda maç biter.
Filenin Efeleri ise üçüncü ve dördüncü setleri aldı. Karar setinde mücadele 18-16’ya kadar uzadı ve Türkiye maçı 3-2 çevirdi. Böylece takım sadece bir galibiyet daha almadı; 0-2 gerideyken maçın psikolojik olarak kapanmadığını da kendisine tekrar göstermiş oldu.
Bir defa yaşandığında buna dramatik bir geri dönüş diyebilirsiniz.
Fakat birkaç hafta sonra benzer senaryo yeniden yaşandı.
Ukrayna: Bu kez oyuncunun kendisi “mantalite” dedi
17 Temmuz’da rakip Ukrayna’ydı.
Türkiye yine ilk iki seti kaybetti.
Yine 0-2.
Ve yine geri döndü.
Filenin Efeleri mücadeleyi 3-2 kazandı ve bu sonuç Türkiye’yi VNL Finalleri yolunda çok güçlü bir konuma taşıdı.
Maçtan sonra Adis Lagumdžija’nın söyledikleri özellikle önemliydi:
“Asla pes etmedik, bence sonunda mantalite kazandı.”
Adis aynı röportajda kendi performansından da ilginç bir örnek veriyor. Serviste iyi bir gün geçirmediğini, fakat beşinci sette yeniden temel prensiplere döndüğünü ve servisini sadeleştirerek çözüm bulduğunu anlatıyor.
Mental performansın genç sporcular tarafından bazen yanlış anlaşıldığı nokta tam olarak burası.
Mental güç sürekli motive hissetmek değildir.
Hiç gerilmemek değildir.
Hata yapmamak hiç değildir.
Kötü giden bir performansın içinde tekrar çözüm üretebilmektir.
Adis’in yaptığı tam olarak bu.
“Kötü servis atıyorum” düşüncesinde kalmak yerine, kontrol edebildiği teknik unsurlara geri dönüyor.
Kovač da aynı maçtan sonra önemli bir şey söyledi
Ukrayna karşılaşmasının ardından Kovač takımının maça psikolojik olarak istediği seviyede başlamadığını açıkça kabul etti.
Ama devamındaki yaklaşımı daha değerliydi.
Oyuncularına maçtan önce 14 kişilik bir takım olduklarını ve herkesin hazır olması gerektiğini söylediğini aktaran Kovač, galibiyetin bireysel değil takım olarak kazanılacağını vurguladı. Ardından takımın kötü başlangıcına rağmen mücadeleden çıkabilmesini olumlu değerlendirdi.
Ve sezonun karakterini özetleyen bir cümle kullandı:
“Her zaman mükemmel oynayamayız ama her seferinde savaşacağız.”
Yüksek performans sporunda çok önemli bir ayrım bu.
Çünkü mental hazırlığın amacı sporcuyu kusursuz hale getirmek değildir.
Amaç, kusursuz olmadığı gün de performans üretebilmesini sağlamaktır.
Takım olmanın psikolojik tarafı
Kovač’ın “14 kişilik takımız” vurgusunun spor psikolojisinde karşılığı da var.
2024 yılında yayımlanan ve 15 araştırmayı inceleyen bir meta-analiz, takım geliştirme çalışmalarının spor takımlarında özellikle görev odaklı kohezyonu, yani oyuncuların ortak bir işi gerçekleştirmek üzere birlikte hareket edebilme bağını güçlendirebildiğini gösteriyor. Araştırmacılar bunun sosyal olarak birbirini sevmekten farklı olduğunun altını çiziyor: ortak hedef, rol netliği ve takım görevine bağlılık ayrı bir yapı oluşturuyor.
Voleybolda bunun neden önemli olduğunu anlamak kolay.
Bir oyuncu kötü manşet alır.
Pasör topu kurtarır.
Smaçör kötü pastan çözüm üretir.
Blok arkasındaki oyuncu diğerinin açığını kapatır.
Bir sayı, çoğu zaman tek bir oyuncunun değil birkaç kişinin birbirinin hatasını yönetmesinin sonucudur.
Bu nedenle elit seviyede sadece “Ben yapabilirim” düşüncesi yetmez.
Takımın “Birlikte çözebiliriz” hissini geliştirmesi gerekir.
2025 ile 2026 arasındaki önemli farklardan biri de baskıya verilen cevap
2025 VNL’nin ilk haftasında Türkiye ilk üç maçını kaybetmiş, dördüncü maçında Çin’i 3-0 yenerek turnuvadaki ilk galibiyetini almıştı. Kaptan Murat Yenipazar maç sonrasında dördüncü maça gelindiğinde baskının azaldığını ve takımın daha rahat voleybol oynadığını anlatmıştı.
Bir yıl sonra ise Türkiye’nin bazı iyi performansları baskının azaldığı maçlarda değil, tam tersine baskının en yüksek olduğu anlarda geldi.
Ukrayna karşısında 0-2.
Arjantin karşısında 0-2.
İran karşısında VNL Finalleri bileti tehlikedeyken ilk setin kaybedilmesi.
Türkiye, İran maçını da 3-1 çevirdi ve normal sezonu 8 galibiyet, 22 puanla altıncı tamamlayarak tarihinde ilk kez final etabına çıktı.
Bu, “Türkiye artık baskı yaşamıyor” anlamına gelmiyor.
Tam tersine.
Baskı hâlâ var.
Değişen şey, baskının içinde verilen cevap.
Mental performans gerçekten voleybol performansını etkileyebilir mi?
Bu noktada işi romantikleştirmeden bilimsel tarafa bakmak gerekiyor.
81 erkek voleybolcuyla gerçekleştirilen bir saha çalışmasında araştırmacılar sporcuların müsabaka öncesindeki motivasyon, özgüven, konsantrasyon, sakinlik ve zihinsel enerji düzeyleriyle objektif müsabaka performansları arasındaki ilişkiyi inceledi. Çalışma, mental enerji bileşenleriyle voleybol performansı arasında anlamlı ilişkiler buldu; genel mental enerji özellikle manşet performansını öngören değişkenlerden biri olarak öne çıktı.
Daha geniş spor psikolojisi araştırmaları da psikolojik beceri çalışmalarının düşünce, duygu ve davranışı yönetmeye yardımcı olabileceğini; öz konuşma, gevşeme, dikkat düzenleme ve benzeri tekniklerin performans hazırlığında kullanılabildiğini gösteriyor. Bununla birlikte araştırmaların kalitesi ve etkilerin büyüklüğü değiştiğinden, “mental çalışma yapılırsa otomatik olarak kazanılır” gibi bir çıkarım bilimsel değildir.
Aynı şeyi Filenin Efeleri için de söylemek gerekiyor.
Türkiye’nin 2026’daki başarısını yalnızca mental performansla açıklayamayız.
Teknik-taktik gelişim var.
Oyuncuların kulüp sezonlarından getirdiği deneyim var.
Kadro seçimi var.
Fiziksel hazırlık var.
Rakip analizi var.
Ve bunların hepsini organize eden bir teknik ekip var.
Fakat Kovač’ın kendi sözleri sayesinde psikolojik ve mental tarafın bilinçli biçimde üzerinde çalışılan konulardan biri olduğunu artık varsaymak zorunda değiliz; bunu doğrudan kendisi söylüyor.
Son sınav: Slovenya
Filenin Efeleri’nin hikâyesini yalnızca galibiyetlerle anlatmak da doğru olmaz.
Türkiye, tarihinde ilk kez çıktığı VNL çeyrek finalinde Slovenya’ya 3-0 yenildi.
Fakat skor setlerin nasıl oynandığını tam olarak anlatmıyor:
25-21, 35-33, 39-37.
İkinci ve üçüncü setler adeta ayrı bir maç uzunluğuna ulaştı. Türkiye üçüncü sette 19-14 geriden döndü ve tam 11 kez set sayısı kullanmasına rağmen seti kapatamadı. Volleyball World, maç sonucunda iki takım arasındaki önemli farklardan birinin Türkiye’nin yaptığı fazla basit hata olduğunu belirtiyor.
Aslında bu maç 2026 Filenin Efeleri’nin eksik tarafını da çok net gösterdi.
Mental gelişim “artık tamamlandı” denilen bir nokta değil.
Bir önceki seviye 0-2’den maçı çevirmekti.
Bir sonraki seviye belki de 35-33 ve 39-37 gibi setleri kapatmayı öğrenmek.
Filenin Efeleri artık yalnızca güçlü rakiplerle mücadele edebileceğini kanıtlayan bir takım değil.
Şimdi o mücadeleyi sonuca çevirmeyi öğrenen bir takım.
Genç sporcular Filenin Efeleri’nden ne öğrenebilir?
Belki bu hikâyenin en değerli kısmı burada.
Genç bir sporcu bazen gelişimi yalnızca daha hızlı koşmak, daha yükseğe sıçramak veya daha sert vurmak olarak görüyor.
Oysa üst düzey performansa yaklaştıkça başka sorular önem kazanmaya başlıyor:
Hata yaptıktan sonra ne kadar hızlı geri dönebiliyorsun?
Kendinden güçlü olduğunu düşündüğün rakibe karşı maça nasıl çıkıyorsun?
Yedek başladığında zihinsel olarak oyunda kalabiliyor musun?
İki set kaybettiğinde üçüncü sete hâlâ aynı inançla başlayabiliyor musun?
Kötü bir servis gününde Adis gibi temel prensiplere geri dönebiliyor musun?
Takım arkadaşının hatasını büyütüyor musun, kapatıyor musun?
Bunların tamamı performansın parçası.
Ve belki Kovač’ın Filenin Efeleri’nde değiştirmeye çalıştığı şeyin özü de burada.
Rakibe bakıp “Bunu yenebiliriz, bunu yenemeyiz” demek yerine, her maçta kendi performansını ortaya koymaya hazır bir takım yaratmak.
2025 VNL’de 3 galibiyet alan Türkiye, bir yıl sonra 8 galibiyetle tarihinde ilk kez final etabına ulaştı.
Bu değişimin tek nedeni mental performans değil.
Ama artık mental tarafı bu hikâyeden çıkarmak da mümkün değil.
Çünkü bunu dışarıdan biz söylemiyoruz.
Başantrenör söylüyor.
Oyuncular söylüyor.
Ve bazı maçlarda saha da aynı şeyi söylüyor.
Bazen gelişimin en önemli göstergesi daha güçlü vurmak değildir.
0-2 gerideyken hâlâ bir sonraki sayıyı oynayabiliyor olmaktır.
Filenin Efeleri’nin 2026 VNL yolculuğunda belki de en dikkat çekici değişim tam olarak buydu.
Bu yazı, kamuya açık kaynaklara dayanılarak bilgilendirme ve değerlendirme amacıyla hazırlanmıştır. Yazıda adı geçen sporcular ile eovision arasında herhangi bir iş birliği, sponsorluk veya temsil ilişkisi bulunmamaktadır. İçerik, sporcunun eovision hizmetlerinden yararlandığı ya da bu hizmetleri onayladığı anlamına gelmez.
Filenin Efeleri Mental Performans Blogu - Kaynakça
Volleyball World - “Thrilling VNL ending for Argentina and Turkiye”
Türkiye Voleybol Federasyonu - “Filenin Efeleri’nin Yeni Başantrenörü Slobodan Kovač”
Türkiye Voleybol Federasyonu - “Filenin Efeleri VNL Öncesinde Basınla Buluştu”
Volleyball World - “Turkiye back from two sets down against Ukraine…”
Mintonette - “Slobodan Kovač ve Adis Lagumdzija’dan maç sonu açıklamaları
Voleybol Aktüel - “Her Zaman Mükemmel Oynayamayız Ama Her Seferinde Savaşacağız”
Volleyball World - “Turkiye and Ukraine book last VNL tickets to Ningbo Finals”
Shieh ve ark. - “Influence of mental energy on volleyball competition performance”
Reinebo ve ark. - “Effects of Psychological Interventions to Enhance Athletic Performance”


